25 Eylül 2016 - Yorum Yazılmamış!

Oyunculuk Yöntemleri Nelerdir?

sener-sen-oyunculuk

Şener Şen Örneği ile Oyunculuk Yöntemleri

Günümüze kadar oyunculuk üzerine sayısız çalışma yapılmış farklı yaklaşımlar ortaya konulmuş, ancak her türlü oyunculuk yöntemi, son noktada içinde yer aldıkları dönemin toplumsal yaşam koşullarına uygun eğlendirme biçimini bulmak, yükümlülüğü altında hareket etmiştir. Devamını Oku

24 Eylül 2016 - Yorum Yazılmamış!

Korku ve Korku Sinema İlişkisi

korku-temasi

Korku her ortamda ve zamanda kendisine yer edinen bir duygu olduğu için insanoğlunun ürettiği eserlere de yansıtmıştır. Penner’e göre; " Korku bir sanat ve eğlence olarak baştan beri bizimledir; mağaralara aslan, kaplan ve ayı resimlerinin çizilmesinden beri; peki ya İsa’nın son günlerinin anlatıldığı korkunç hikayeler? Katliam, zulüm, vahşet ve nihayet ölüm sonrası hayat. İncil, Kuran, antik Çin ve Japon yazılarının hepsi korkutucu ve doğaüstü elementler içermektedir". Devamını Oku

23 Eylül 2016 - Yorum Yazılmamış!

Müzik ve Dünyada Müzik Terapileri

muzik-tedavi

Müzik sözcüğü asıl köken olan eski Grekçe'deki ( Eski Yunanca'daki)  "mousike tekhne" (musiki tehni) teriminden gelir.

‟Terapi ise Yunan kökenli bir kelimedir. Bir hastalığı yenecek etmenleri ve bu etmenlerin kullanılma yöntemlerini bularak hastanın sıkıntılarını gidermek demektir‟(TDK).

Müzik Terapi ise hastaların sıkıntılı süreçlerinde müziğin tedavi edici bir araç olarak kullanılmasıdır.

Müzikal seslerin ve melodilerin fizyolojik ve psikolojik etkilerini çeşitli ruhsal bozukluklara göre ayarlamak suretiyle, düzenli bir yöntem altında yapılan tedavi şekline "Müzikle tedavi'' denilmektedir . Devamını Oku

22 Eylül 2016 - Yorum Yazılmamış!

Ankara’nın Genel Özellikleri ve Tarihsel Yapısı

Ankara’nın Genel Özellikleri

ankara

Ankara ili çevresinin, Anadolu’nun en eski yerleşim alanlarından biri olduğunu bu bölgede bulunan paleolitik çağa ait olan kalıntılardan anlamak mümkündür. Ankara’nın M.Ö.XX-VII. yüzyıllar arasında Anadolu’nun geniş bir bölgesini yönetiminde bulunduran Hitit Uygarlığı tarafından kurulmuş olması da mantığa yatmaktadır. Önceleri ovalarda höyüklere yerleşmiş insanlar şu an ki Ankara kalesinin bulunduğu yerdeki düzleştirilmiş kaya blokların üzerine oturdukları kerpiç duvarlarla şehirlerini kurmuşlardır. Tarihe baktığımızda Ankara adının değişerek bu gününe geldiği görülmektedir. Ankara adının nereden geldiği konusunda çeşitli söylentiler mevcuttur. Örneğin Hititlerde Ankula ve Ankuva gibi şehir adları olduğuna göre, Halep, Malatya ve Maraş’ın eski Hitit adlarını devam ettirmeleri gibi Ankara’nın da anılan adlarından veya benzerlerinden türetilmiş olabileceği kuvvetle muhtemeldir. Devamını Oku

21 Eylül 2016 - Yorum Yazılmamış!

İş Hayatında En Çok Kullanılan Takı Çeşitleri

taki çeşiti-mucevher

Takı çeşitleri kadınlar tarafından çok kullanıyor olsa da erkekler de bazen aksesuar ve takı kullanabiliyor. Takı o kadar çok çeşidi olan bir aksesuar ki doğru takıyı doğru kombinle kullanmak, kullandığınız takının ve kıyafetin kendi tarzını bozmadan bir bütün olarak görünmelidir. İş hayatında, günlük hayatta abartısız bile olsa muhakkak takı kullanırız. Her kıyafet tarzına uygun bir takımız elbette de vardır. Devamını Oku

20 Eylül 2016 - Yorum Yazılmamış!

İlham Almanızı Sağlayan Tasarım Kaynakları

art-graffiti-abstract-vintage-large

Yaşam döngüsünde yapılan işe göre, insanların ruh haline göre veya bulunduğu çevreye göre çeşitli olaylardan etkilenerek birtakım Tasarım kaynakları oluşmasına sebep fikirler ortaya çıkabilmektedir. İş durumuna göre ve yapılan işin konusuna göre daha derin düşünmeyi ya da basit şeylerden ilham almayı sağlayan ufak fikirler, büyük işlerin imzasını taşımaya sebep olabilmektedir. Devamını Oku

19 Eylül 2016 - Yorum Yazılmamış!

Moda Çizimleri Nasıl Yapılır? Detaylı Rehber

moda-cizimleri

Modacı olmak geniş düşünmek ve geçmiş zamanla gelecek arasında çizgiler kurabilmek anlamı taşıdığından, becerisi ve yaratıcılığı yüksek kişilerin kendileri için meslek olarak bu işi ele alıp çeşitli moda çizimleri yapmasına sebep olur.

Modacılar çeşitli markalara çalışma yaparken, her sezon için farklı çizim uygulamakta, bu çizimlerin ortaya çıkması için ön çalışma yapmaktadırlar. Kimi zaman çok renklerden oluşan çizgiler kimi zaman daha sade ve düz çizgiler kullanılmakta farklı tasarım ve modellerle kıyafetlerin hazırlanması sağlanmaktadır. Kadın, erkek ve çocuk modası değişiklik gösterdiğinden, kullanılan çizimler cinsiyet ve yaş grubuna göre de olabilmektedir. Moda çizimleri, defilelerle modacılara ve halka tanıtılmakta, ünlü markaların kendi özel modacıları sayesinde, değişik çizimlerle yıl için yeni ürünler hazırlanmaktadır. Özgürlük, mutluluk, hüzün gibi yaşam içindeki farklılıkları içeren çizimler günlük kullanım veya gerekliliğinde kullanılacak kıyafetlere dönüştürülmekte, mağazalarda satışa sunulmaktadır. Devamını Oku

17 Eylül 2016 - Yorum Yazılmamış!

Moda Tasarımı Nedir? Nasıl Yapılır?

moda-baslik

Öncelikle moda tasarımı nedir?  Moda tasarımı kıyafet ya da çeşitli aksesuarlar oluşturmak adına tasarımın gerekli özelliklerini de kendi içinde barındıran oldukça genele yayılabilecek bir kavramdır. Moda tasarımı dediğimiz konu geçmişten günümüze kadar her ülkenin kendine özgü kültür ve sosyal değişimlerinden etkilenerek günümüze gelir fakat bu değişimlerde aynı zamanda kendi içinde evrensellik taşır ve tüketicinin istek öneri ve talepleri doğrultusunda şekillenir. Moda tasarımı kendi içinde '' Hute Couture'' ve ''Hazır Giyim'' olmak üzere ikiye ayrılır. Devamını Oku

16 Eylül 2016 - Yorum Yazılmamış!

Erkek Takım Elbise Çeşitleri Neledir?

suit

Her erkeğin gardırobunda mutlaka bir tane de olsa bir takım elbise mevcuttur. İş dünyasında kariyer sahibi, beyaz yakalardansa o erkek gardırobunun tamamı takım elbise ile doludur diyebiliriz. Takım elbise çeşitleri son zamanlarda oldukça çeşitlendi. Bu durum da beylerin işine yaradı. Farklı tarza sahip beyler için üretilen çok değişik tasarımlar kalitesi ve göz dolduran şıklığı ile hanımların gözlerini kamaştırmaya devam ediyor. Tabi her beyefendi şık olacak diye her takım elbiseyi giyemez. Takım elbise giymenin de belli başlı kuralları var. Bu kurallara dikkat eden beyefendiler şıklık konusundaki amaçlarına ulaşmış olmaktadırlar. Devamını Oku

14 Eylül 2016 - Yorum Yazılmamış!

Elif Şafak Kitapları Neden Okunmalı?

elif_safak

Mevlana’yı ve Şemsi Türkiye’ye tanıtan yazar Elif Şafak en iyi roman yazarlarından biri olarak kabul edilmekte ve edebiyat alanında son derece başarılı bir çizgide ilerlemektedir. Kitaplarında kurguya son derece önem veren Elif Şafak tasavvuf ile ilgili birçok ayrıntıyı insanlarla buluşturmayı başarmıştır. Elif Şafak konuları farklı işleyiş tarzı ile okurlarının ilgisini daima diri tutmayı başarmakta ve dini içerikli kitapları ile son derece ilgi gören yazar her kitabı ile edebiyat çevrelerinden adından sıklıkla bahsettirmektedir. Genellikle ilk olarak yabancı dilde yazılan romanları daha sonradan Türkçeye çevrilmektedir. Her yönden ilgi gören kitapları okurun tüm düşünce kalıplarını yıkan ve farklı bir kapıdan girmesini sağlayan kalemi son derece sağlam bir yazar. Devamını Oku

13 Eylül 2016 - Yorum Yazılmamış!

Sanat Nedir ve Sanatçı Kime Denir?

sanat-sanatci

İnsanlar yıllardır sanat nedir? Sorusunun cevabının arayışı içerisine girmişler ancak tek bir noktada buluşan pek az insan bulunmaktadır. Genel olarak hayal aleminde bir şeylerin tasavvur edilerek, bu hayallere bir şekil verebilme yeteneğine sanat diyebiliriz. Tarih boyunca nelerin sanatın kapsamına girebileceği tartışılageldiği için bizler de bu konuda kesin yargılara vararak kesin sonuçları ifade edemiyoruz. Ancak görsel olarak bir şeylerin yaratılmasını sanat olarak adlandırıyoruz. Genelde görsel sanatları sanat olarak gören insanlara nazaran birçok sanat dalı bulunmaktadır. Heykeltıraşlık, müzik ve dans son derece ilgi çeken sanatlar arasında yer almaktadır. Devamını Oku

12 Eylül 2016 - Yorum Yazılmamış!

Cumhuriyet’in İlk Heykeltraşları

sehit-kubilay-aniti

Osmanlı İmparatorluğu, Avrupa ile 19.yüzyılda sosyal, siyasi ve kültürel alanda ilişki içinde olmuştur. Sultan Abdülaziz’in 1867’de yaptığı Avrupa gezisi ve saray çevresinin figüratif sanatlara olan hoşgörülü yaklaşımının sonucunda, o zamana dek uygulama alanı bulmayan heykel sanatı yavaş yavaş Osmanlı toplumuna girmiş oluyordu. Avrupa ile bulunulan kültürel ilişkiler sonrasında güzel sanatlara verilen önem artmış ve 1883’te de Sanayi-i Nefise Mektebi kurularak bu alanlarda uzman sanatçı yetiştirilmeye başlanmıştır. Devamını Oku

8 Eylül 2016 - Yorum Yazılmamış!

Cumhuriyet Öncesi Türk Heykel Sanatı

Türk Sanatıosmanlı-çeşme

Türk sanatının kökleri, Orta Asya kavimlerine kadar dayanmaktadır. Türkler, tarih boyunca Hunlar’dan Osmanlılar’a kadar pek çok devlet kurmuşlar ve varlıklarını sürdürmüşlerdir. Hunlar’dan sonra yerlerineGöktürkler geçmiş, onlardan sonra da Uygurlar, Kırgızlar ve Karluklar tarihteki yerlerini almışlardır.

Bu dönemlere ait araştırmalar, Türk sanatının erken örneklerini yansıtmaları bakımından önemlidirler. Mezarlar, kurganlar, kabartmalar, el sanatları ve heykeller, eski Türkler’in sanat anlayışlarını yansıtırlar. Göçebe yaşam tarzı,değişen siyasi, sosyal ve ekonomik yapı, sanatı da etkilemiştir. Devamını Oku

7 Eylül 2016 - Yorum Yazılmamış!

Atatürk’ün Sanat ve Sanatçı İlişkisi

ataturk-sanat

Atatürk'ün Sanata Bakışı

Toplumsal yaşamı, cumhuriyetçilik, ulusçuluk, devletçilik, halkçılık, laiklik, devrimcilik olmak üzere altı temel ilkede yorumlayan Atatürk, sanatın yönetimi ile politikasını bu çerçevede düşünmüş ve sanatı bu altı açıdan değerlendirir. Cumhuriyetçilik, sanatın yasal yönünü biçimsel açıdan bir parlamentoya bağlarken, özünü de “demokrasi” kavramına bağlar. Demokrasi ise, sanatın özgürce, tartışarak ve eleştirel ortamda oluşmasını sağlamaktadır. Devamını Oku

6 Eylül 2016 - Yorum Yazılmamış!

Resimde Aidiyet Mekan ve Beden

aidiyet-mekan-beden

İnsanlar genelde tutarlı ve olumlu bir benlik oluşturma ihtiyacı içindedirler ve bunu gerçekleştirmenin yollarını ararlar. Sosyal bir varlık olan insan kendi dışında diğerleriyle etkileşim ve iletişim kurarak bu ihtiyacını gidermeye çalışır. Bu yolla insan, bir ailede, kulüpte, takımda, dernekte, herhangi bir kurumda, toplumda, meydanda, kentte, ülkede kendine yer edinir. Tutarsız bir hal veya tavır içinde olması durumunda bu unsurların dinamikleri tarafından reddedilir. Bu geri çevrilmenin gerçekleşmemesi için birey tüm gücüyle kimliğine, aidiyetlerine sarılır ve benlik bütünlüğünü bu bağlarla sağlar. Devamını Oku

5 Eylül 2016 - Yorum Yazılmamış!

Cumhuriyet Öncesi Türk Resim Sanatı

II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ (1908-1914)

osmanlı reesamlar cemiyeti

Osmanlı’nın son dönemine kadar padişaha ve saraya bağlı olarak siparişler üzerine çalışan Nakkaşhane ile yurt dışından davet edilen yabancı ressamların resimleri (eserleri) haricinde Türk resim sanatının gelişim sürecinde önemli bir oluşum bulunmamaktadır. Osmanlı Devleti’ne gelen yabancı sanatçıların resim yaparken ilgilendikleri konular ise güncel yaşam sahneleri, kent ve mimari tasvirler, padişah portrelerini ve onların savaşlarını resmetmişlerdir. Daha sonrada bu yabancı sanatçılara “Çarşı Ressamları” olarak adlandırılmışlardır. Çarşı ressamlarının özelliği eserlerinde tarihi belgeciliği vasfı taşımasıdır. Devamını Oku

2 Eylül 2016 - Yorum Yazılmamış!

Sanatın Sanatçı Öznesi Ressam

 

piccasso

Estetik bir obje olarak resmin tanımı hemen her kaynakta üç aşağı beş yukarı aynıdır fakat bu objenin yaratıcısı olan ressam, pek çok toplumda, devirde ve kaynakta farklı tanımlanmıştır. Dahası, ressamın varlığı üzerine açıklamalar çoğunlukla eseri üzerinden yapılmıştır. Oysa tıpkı bir hekim ya da mühendis gibi ressamın da işinden /sanatından bağımsız bir tanımı olmalıdır. Örneğin bir öğretmen, yalnızca okulunda öğretmen olmadığı gibi bir ressam da atölyesinin dışındayken, duruşu, konuşması, eğlencesi, kederi veya kavgası ile varlığını koruyabilmelidir. Dolayısıyla ressamın varlığı resim sanatının yapı taşlarına ya da çeşitli sanat akımlarına bağlı kalınmadan, kendi başlarına bazı öğeler ile oluşmalıdır. Üstelik bu ontoloji, üslup ve akım odaklı sanat tarihi kalıplarının az da olsa ötesinde, bilindik sanatsal estetik unsurları değil toplumsal psikolojik felsefi değerleri kapsayıcı şekilde olursa ortaya sanatın var ettiği bir insan değil sanatı var eden insan çıkacaktır ki bu sayede yüzyıllardır tartışılan sanat nedir sorusuna da farklı bir perspektiften cevaplar bulunabilecektir.

Devamını Oku

16 Temmuz 2016 - Yorum Yazılmamış!

Türk Resim Sanatına Büyük Katkı Sağlayan 26 Resim Sanatçısı

Önceki blog içeriklerimizde Türk Resim Sanatı üzerine değinmiştik. Bu makalemizde Türk Resim sanatına katkı sağlayan değerli 26 resim sanatçısı hakkında detaylı bilgi vereceğiz.

  1. REFİK FAZIL EPİKMAN
  2. TURGUT ZAİM
  3. NURULLAH BERK
  4. EŞREF ÜREN
  5. HALİL DİKMEN
  6. ORHAN PEKER
  7. BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU
  8. NEŞET GÜNAL
  9. CEVAT DERELİ
  10. NURİ ABAÇ
  11. CİHAT BURAK
  12. ŞEFİK BURSALI
  13. MEHMET YÜCETÜRK
  14. ARSLAN GÜNDAŞ
  15. ŞADAN BEZEYİŞ
  16. ŞEREF AKDİK
  17. DURAN KARACA
  18. FİKRET OTYAM
  19. DİNÇER ERİMEZ
  20. MUSTAFA AYAZ
  21. NEDİM GÜNSÜR
  22. MÜRŞİDE İÇMELİ
  23. ERCÜMENT KALMIK
  24. İBRAHİM BALABAN
  25. KAYIHAN KESKİNOK
  26. RAMİZ AYDIN

Devamını Oku

16 Temmuz 2016 - Yorum Yazılmamış!

1960 Sonrası Türk Resminde Kadın Figürü

Bir önceki içeriğimizde 1960 öncesinde Türk Resminde Kadın Figürü üzerinde durmuştuk. Bu blog içeriğimizde 1960 sonrasını ve kadın figürünü inceleyeceğiz.

1965’de yapılan seçimler sonucu kurulan Demirel Hükümeti ile 1961 Anayasası’nın kurduğu ya da güçlendirdiği çeşitli kurumlar arasındaki çekişme ülkede bir gerginlik yaratmıştı. İktidar eli kolu bağlandığı gerekçesiyle anayasadan yakınırken, 1966’da yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini ordu kökenli Cevdet Sunay kazandı.

Bu dönemde, temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan 1961 Anayasası çerçevesinde sol görüşler örgütlenme olanağı buldu. Türkiye İşçi Partisi 1965 seçimlerinde 14 iskemle ile meclise girmeyi başardı. Ardından CHP “ortanın solu” kavramını genel ilke olarak benimsedi. Soldaki bu gelişmeler sağ kanatta tepki ile karşılandı. Ülkede yavaş yavaş şiddet tohumları ekilmeye başladı. Komünizmle mücadele derneklerinin sayısı 1963’ten 1968’e uzanan süreçte 15 katına çıktı.

1968’de üniversite öğrencileri yetersiz eğitim olanakları ve mezuniyet sonrası işsizlik tehlikesini –Avrupa ve Amerika’daki öğrenci olaylarının de etkisiyle- boykot ederek okul binalarını işgal etmeye başladılar. Olaylar bir yıl içinde siyasal bir nitelik kazanmıştı. Öğrencilerin dikkati ve öfkesi Amerikan emperyalizmi ile o günkü iktidara yönelir. Öte yandan karşı gruplara ve öğrenci eylemlerine karşı caydırıcı tedbirler almayan hükümet, tepkileri el altından desteklemeyi tercih eder. Emre Kongar, hükümetin bu kargaşa ortamını kullanarak, kendisine geniş yetkiler sağlayacak bir anayasa değişikliğine kamuoyunu ikna etmeyi amaçladığını iddia etmektedir. Devamını Oku