21 Şubat 2017 - No Comments!

Dünya Tiyatro Tarihi Ve Tarihsel Gelişimi

Tiyatro, canlı bir izleyicinin önünde gerçek veya hayal edilmiş bir tecrübenin belirli bir yerdeki, genellikle bir sahnede sunulması için canlı performans gösteren oyuncuları, genellikle aktörleri veya aktrisleri kullanan, işbirliğine dayalı bir formdur. Oyuncular, jest, konuşma, şarkı, müzik ve dans kombinasyonları aracılığıyla bu deneyimi kitleye iletebilirler. Boyalı sahne ve ışık gibi sahne sanatları unsurları, tecrübenin fiziği, varlığı ve aciliyetini arttırmak için kullanılır. Read more

28 Aralık 2016 - No Comments!

Eşsiz Kültürel Değerlerimizden: Minyatür ve Telkari

Eşsiz kültürel değerlerimiz diyince aklımıza çok fazla şey gelebilir; ülkemizdeki tarihi eserler ve yerlerden de bahsedebiliriz, gelenek göreneklerimizi düşünebilir veya sözlü kültür ürünlerimizden olan atasözü ve deyimlerimizi anlatabiliriz… Bu yazının konu ise gene en az onlar kadar eşsiz ve dolayısıyla değerli olduğunu düşündüğümüz geleneksel Türk el sanatlarımız. Sanatlarımızın da sanatkarlarımızın da sayısı çok; vitraydan kaat’i’ye; hat sanatından çiniye pek çok sanattan söz edebiliriz ama biz bu yazıda duyduğunuza emin olduğunuz ama belki bu yazıyla onunla ilgili kültürünüzü daha da genişletebileceğiniz minyatürden ve daha az duyulmuş bir el sanatı olan telkariden bahsedeceğiz.

Minyatür

Türklere ait, kağıda çizili en eski illüstrasyonların tarihi erken 8.yüzyıla dayanmakta. İlk başlarda duvarlara veya kumaşlara çizilen bu eserler; günlük hayata dair veya tarihsel açıdan önemli olayları gerçekçi ama aynı zamanda hikayesel anlatımla ele almakta. Bahsettiğimiz materyallerin ardından minyatür kitaplara, özellikle kitap süsü olarak uygulanmaya başlamış; yani eski dönemlerde pek tek başına bir sanat olarak ele alınmamış. Minyatür örneğinin olduğu en eski kitap; 48 yılından kalma ve Uygur Türklerine ait. Ayrıca bu sanatın ismi de; o dönemde yazılan kitapların baş harflerinin kırmızı renkle yapılması ve bu rengin elde edildiği maddeye “minium”  denilmesinden geliyor. Minyatür, aynı zamanda küçük bir alana yapılan detaylı süslemeye de denilmekte.

Minyatür

Bu sanat, Selçuklu döneminde gelişmiş, Kanuni Sultan Süleyman döneminde altın çağını yaşamıştır. Mekan veya olayların yanı sıra; padişahların minyatür portre ve saray hayatından anlar da eserlere yansımıştır. Artık iyice oturan temel özelliklerinde ise; olabildiğince ince ince işlenmesi, daha önce Türk resim sanatında olmayan perspektif yani derinlik hissini bize kazandırması ve üç boyutlu bir izlenim sunması, rengarenk olması ile gölge ve ışığın ustaca kullanılması var. Eski zamanlardan günümüze eserleri taşınmış en önemli minyatür sanatçıları; Nakkaş Osman, Matrakçı Nasuh ve Levni’dir.

Matrakçı Nasuh’un bu eseri “Nüzhetü Esrâri’l- Ahbar Der-sefer-i Sigetvar”da, Macaristan Kralı Sigsmund, Sultan Süleyman’ın huzurunda gösterilir:

Günümüzde ise minyatür sanatını çok minik objelere işleyen sanatçı Hasan Kale, uluslararası anlamda oldukça beğeni toplamakta. Kale, bu alanda üç usta olan “Memet Siyahkalem’den fırçanın nasıl kıvrakça kullanılabileceğini, Levni’den renkle ahenk yaratmayı, Nakkaş Osman’dan sultan portrelerinin inceliğini görüp kendisine kazandırdığını söylüyor.

Sanatçının kelebek üzerine çizdiği İstanbul; minyatür ile “mikro art”ı birleştiriyor:

Telkari

Minyatürü kesin duymuşsunuzdur; peki telkariyi? Telkari basitçe, tel ile yapılan gümüş işçiliği demektir. Bu sanatın bir diğer adı da, sanatkarların telkariyle Osmanlıca “vav” kelimesini sıkça işlemesinden gelen bir isim olarak “vav sanatı”dır. Telkari Anadolu’da M.Ö. 2500’de uygulanmaya başlamıştır. Oldukça emek isteyen bu sanatı uygulamak için öncelikle gümüşler tel haline getirilir ve inceltilerek bükülür; arzu edildiği şekilde kesilir ve kıvrılır. Ardından parçalar birbirine kaynatılarak eser oluşturulur ve ağartma yapılır.

 

Telkarinin, günümüzde uygulayanları gitgide azalsa da, bugünkü en önemli adresi Mardin’dir. Ayrıca Ankara’nın sanat bakımından ilerlemiş ilçesi Beypazarı’nda da telkari sanatkarlar arasında oldukça yaygındır. Telkariyle takı başta olmak üzere pek çok alanda eser verilebilir. Telkarinin en tanınmış sanatkarı, yaklaşık altmış yıldır bu sanatı icra eden hem Türkiye’de hem de yurtdışında sergiler açmış bir isim olan Mardinli Suphi Hindiyerli’dir. Ona göre Telkari, Mardin’in sembolü ve mitolojiyi, tarihi estetik bir şekilde yüreklere hitap ettiren bir sanat. Bu sanatın kendisinden sonra yok olmamasını isteyen ve çok kişiye eğitim veren Hindiyerli ile ilgili çeşitli haberler ve bir belgesel de mevcut.

telkari yapimi

Kim bilir; bizim bu sanatlara belki yeteneğimiz olmasa da, belki haklarında okuyarak, sanatçılarının atölyesini ziyaret ederek, öğrendiklerimizi birbirimize anlatıp göstererek onların yaşamaya devam etmesine katkıda bulunabiliriz…

İlginizi çekebilecek sanat ile alakalı bir diğer yazı: Film Karakterlerine Ses Veren Merak Ettiğiniz Dublaj Sanatçıları

 

Hey there!

Forgot password?

Forgot your password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Close
of

Processing files…