28 Aralık 2017 - No Comments!

Ağaç Baskı Sanatı, Tarihi ve Türk Yazmacılık Sanatı

Ağaç Baskı Sanatı

Özgün Ağaç Baskının Tanımı

Özgün Ağaç Baskının Tarihçesi

Özgün Ağaç Baskının Kullanım Alanları

Özgün Ağaç Baskı Sanatlarında Uygulama ve İşlem Basamakları

Geleneksel Türk Yazmacılık Ağaç Baskı Sanatı

Geleneksel Türk Yazmacılık Sanatı Tarihçesi

Geleneksel Türk Yazmacılık Sanatı Kullanım Alanları

Geleneksel Ağaç Baskı Sanatlarında Uygulama ve İşlem Basamakları

Özgün Ağaç Baskının Tanımı

“Baskı resim; görselleştirilmek istenen duygu ve düşüncenin, kalıp yöntemi ile başka bir yüzeye aktarılmak üzere, birden fazla baskının (kopyasının) elde edilmesi prensibine dayanır”.

Diğer bir deyişle baskı herhangi bir şeklin, yazının, resmin baskı tekniklerinden yararlanılarak istenilen biçim ve sayıda, farklı bir yüzeye aktarılarak kopyasının alınması anlamındadır.

“Çoğaltım esasına dayanan bu sanat alanının önemli ve belirleyici özelliği; aktarılmak istenen görselin hangi aşamalardan geçtiği, kaç adet baskı elde edildiği ve bütün baskı aşamalarını yöneten tasarımcının sanatçı kimliğidir”.

Ağaç baskı; Ağaç kullanılarak yapılan bir baskıdır. Ağacın dokusundan yararlanılan ve yine yüksek baskı yöntemiyle kullanılan bir baskı türüdür. Özel bir yöntemle resim yapma ve boyama tekniğidir. Bu teknikle yapılmış resimlere de ağaç baskı denir. Ağaç baskıda armut, kiraz, çınar, kayın gibi yumuşak odunlu ağaçlar kullanılır. Ağaç baskı yapmak için önce düz yüzeyli bir ağaç blok üzerine istenen resim çizilir. Daha sonra çizilen resmin dışında kalan bölümler keskin bir araçla kesilip çıkarılarak, resmin ağaç yüzeyinde bir çıkıntı oluşturması sağlanır. En sonunda bu çıkıntıya merdane yardımı ile mürekkep sürülerek uygun bir kâğıt üzerine bastırılır. Böylece, ağaç blokun mürekkep sürülmüş olan çıkıntılı bölümleri kâğıt üstünde iz bırakır. kâğıt üzerindeki baskıda resmin görüntüsü ters çıkacağı için, resmin ağaç blok üzerine ters olarak çizilmesi, hatta sanatçının imzasını bile tersten atması gerekir.

“İlk baskı örnekleri işlevsel olup insanların iletişim, bilgilendirme ve kültürlerin devamını sağlamaya yöneliktir”.

Özgün Ağaç Baskının Tarihçesi

Baskı tekniklerinin gelişim evreleri incelendiğinde geçmişi çok eskilere dayanmaktadır. Sert bir yüzeye çizgiler oyarak desen yapma anlamında kazı resim (gravür) sanatın en eski tekniklerinden biri olarak kabul edilir. İnsanın sert çizimler üzerine desen oyma eğilimi Paleotik dönemden beri görülmektedir. Kaya, boynuz ve kemik gibi malzemeler üzerine sivri bir aletle çekilerek meydana getirilen çizgiler bugünkü baskı sanatının ilk örnekleri olarak kabul edilir.

Ağaç Baskı Sanatı

M.Ö.70000 yılına, Hitit sanatına ait bulunan arkeolojik eserler arasında pişmiş kilden çok sayıda mühür damgalarına rastlanmaktadır. Bu mühürler ve Eski Mısır Skarabetleri (figürler ve sembollerin işlenmiş olduğu damga olarak kullanılan taşlar) erken dönemlerin resim baskı formlarıdır. İncelemeler gösteriyor ki resimlendirilmiş kumaşlar, baskı tekniğinin doğrudan doğruya öncüleri olarak kabul edilebilir. M.Ö. IV. yüzyıla ait olup Rusya’nın Kuban bölgesindeki bir savaşçı mezarında bulunan resimli tabut örtüsü bu düşünceyi ispatlamaktadır.

Yazının bulunduğu ilk dönemlerden başlayarak, kültürün belgelenmesi ve koruma altına alınması baskı teknikleri ile sağlanmıştır. Baskı teknikleri geliştirildikçe iletişimin yaygınlaşması ve kültürün kuşaklar arası devamının sağlanması da önem kazanmıştır.

Asıl baskı sanatı, kâğıdın icadıyla önem kazanmaya başlamış ve bugünkü baskı sanatının temelleri atılmıştır. Matbaanın icadı ile kitap ve beraberinde kitap resmi de basılmaya başlanmıştır. Kitabın resimlenmesi ilk olarak süsleme gereksiniminden doğmuştur. Diğer bir neden ise metnin daha çok anlaşılmasını sağlamaktır.

“En eski süslenmiş yazılı eserler, eski mısır mezarlarında bulunan kitapçıklardır. Bunlar, inanışa göre, ölünün ebedi yaşayışını sağlayan dinsel eserlerdir”.

Ağaç oyma tekniği Avrupa’ya 10. Yüzyılda doğudan gelmiştir. Ağaç baskılar ortaçağ döneminde Avrupa'da daha çok kumaş üzerine desen basmak için kullanılırdı.

14. yüzyılın sonlarına doğru oyun kâğıdı ve dinsel resim basımında da gene bu baskı tekniği uygulandı. Baskı makinesinin bulunmasından sonra, basılacak kitaplar ağaç baskı tekniğiyle resimlenmeye başladı. O günlerde ressamların ağaç blok üzerine çizdikleri desenlerin kesim ve işlenişini bu alanda uzmanlaşmış kişiler gerçekleştiriyordu.

Geçmişten günümüze, çeşitlenerek farklı alanlarda işlevlerini sürdüren baskı teknikleri, özgün sanat üretiminde de önemli bir yere sahiptir. Sanat üretimi sanatçının duygu, düşünce, bilgi birikimi ve kişisel tercihi ile ilgili bir etkinlik alanıdır. Resim üretmek ya da sanatın herhangi bir alanında etkinlikte bulunmak, sanatçının kendisini ifade etme biçimi olup; ürettiklerini başka insanlarla paylaşma özgür iradesidir. Tarih boyunca çeşitli malzeme ve teknikleri kullanan sanatçılar, bir ifade aracı olarak, baskı resim tekniklerinin olanaklarını da olabildiğince değerlendirmişlerdir. Baskı tekniklerinden yararlanarak “özgün resim” üretme geleneğinin, Rönesans döneminde başlamış olduğunu söylemek mümkündür.

Ağaç Baskı Sanatı

Baskı yöntemlerinin önceleri kilise emrinde çalışan zanaatçılar ve kuyumcular tarafından kullanıldığı biliniyor. Kazıma aracı bir şekilde büren bu ustalar tarafından kullanılmıştır ve bakır plakalar üzerine çizgiler atılarak kuru kazıma tekniği yapılmıştır. Asitle yedirme tekniği ise 1400’lerden sonraları zırh ve kılıç süslemelerinde bu işin ustaları tarafından kullanılan bir metot olmuştur.

Baskı sanatı Avrupa'da 15. yüzyıldan sonra çeşitli ustaların resimlerini kopya yoluyla çoğaltmaya başlamasıyla daha da önem kazanmıştır. Bu anlayış o çağda başlayan Rönesans akımının etkisiyle sanatçıların eski Yunan ve Roma heykellerine duydukları ilgiden doğmuştur. Baskı sanatının en büyük ustalarından birisi Albrecht Dürer (1471-1528) dir. Tahta baskı, bakır üzerine kuru kazı ve asitle yedirme tekniklerini kullanmış baskı sanatı onun elinde bambaşka anlam kazanmıştır. Çizgi, nokta ve çapraz taramanın bütün imkânlarını kullanan Dürer, ayrıntıları büyük bir titizlik ve incelikle oymuş, doku ile renk etkisi verecek kadar ileri gitmiştir.

Baskı sanatının ilk olarak okulu İtalya'da Rafael tarafından kurulmuştur. Bu okulda öğrenciler Rafel'in eskizlerini kopya ederek gravür yapmışlardır.

“Türkiye’de en erken kullanılmaya başlanan baskı grafiği tekniği taş basma (litografi) tekniğidir”.

“Baskı tekniği önceleri harita ve kitap basmakta kullanılmış daha sonraları bazı halk resimlerinin yapımında da başarılı sonuçlar vermiştir. Ordunun hizmetine sunulan bu teknikten yararlanan ve askeri okulda öğretmenlik yapan ressam, Hoca Ali Rıza’dır.”.

Ağaç Baskı Sanatı

Özgün Ağaç Baskının Kullanım Alanları

Özgün baskı resim tekniği eskiden sadece sanatsal anlamda kullanılmamaktadır. Haritacılığın başladığı tarihlerde, çizim işlemi yapılmış haritalarda çoğaltma işlemi kopya yöntemi kullanılarak gerçekleştiriliyordu. Türkler tarafından ilk yapılan ahşap baskı, düzlem küre dünya haritasıdır. Bu baskılar yapıldıktan sonra gravür teknikleriyle de baskılar yapılmıştır. Özgün baskı resim tekniği hem sanatsal hem de teknolojik baskı alanında günümüzde çok fazla ilerlemiş ve yoğun olarak kullanılır hale gelmiştir.

Halkın okuma yazmaya teşvik ve okumayı eğlenceli hale getirmek için birçok masal kitabı basılmıştır.

Özgün Ağaç Baskı Sanatlarında Uygulama ve İşlem Basamakları

Siyah Beyaz Ahşap Baskı

  1. Ahşap Plaka Yüzeyi Temizlenir
  2. Desen Plakaya Ters Olarak Çizilir
  3. Değişik Oyma Uçları İle Oyma İşlemi Gerçekleştirilir
  4. Mürekkep verilmiş olan kalıp baskı tezgâhına, baskı yapılacak olan kâğıda göre gerekli poza ayarları yapılarak yerleştirilir
  5. Kalıbın üzerine kâğıt yerleştirilir ve keçe kalıbın üzerine kapatılır.
  6. Pres için gerekli olan forsa ayarı yapılır ve kalıp presten geçirilir.
  7. Artık görüntü kâğıda aktarılmıştır.
  8. İstenilen sayıda baskı yapıldıktan sonra kalıp imha edilmektedir

Renkli Ahşap Baskı

“Renkli ahşap baskı gerçekleştirebilmek için desenin 1,1 oranında renkli eskize gerek vardır. Bu eskize göre kaç kalıp gerekeceği ortaya çıkacaktır. Kaç çeşit renk var ise o kadar kalıp hazırlanacaktır”.

Ağaç Baskı Sanatı

Geleneksel Türk Yazmacılık Ağaç Baskı Sanatı

“Yazma: Oyulmuş kalıplar kullanarak, çeşitli boyalarla pamuklu, bazen de ipek kumaşlar üzerine elle çizilip resmedilerek veya basılarak yapılan bir kumaş süsleme sanatıdır”.

Yazma yıllar boyu değişik isimlerle tanımlanmıştır. Yazma, kumaş üzerine elle resmedilerek veya tahta kalıplarla basılarak desenlendirilmiş kumaşlara verilen isimdir. Yazmacılık bir halk sanatı olarak doğup gelişmiştir. Çok eskiden beri dokuma sanatı ile beraber gelişen insanoğlunun süsleme ve süslenme ihtiyacı ile başlamış ilk el sanatlarından biridir.

“Bugün Anadolu’da yazma bir başörtüsüdür Günümüzde yalnız kadınlar tarafından kullanılan yazmaları, eskiden erkekler feslerinin altına giyerek kullanırlardı. Çit, Yemeni, çevre, çember gibi isimlerle tanıdığımız yazmaya, eskiden “Puşiş” de denmişse de en çok kullanılan “Yemeni” kelimesi olmuştur”.

“Kadınların, kızların örtünme amaçlı kullandıkları giyim eşyaları, medeniyetlerin gelişmesiyle birlikte estetik ve kadınsı bir görsellik ile sanatsal bir nitelik kazanmıştır".

Kültürümüz içinde özel bir yere sahip olan yemeni bugün modern yaşamın çizgisine ayak uydurmuştur. Gelinlik kızların çeyiz sandığında köylü güzellerinin başında, çağdaş kadının da kıyafetinde tamamlayıcı aksesuar olarak yerini almıştır. Bizim insanımız dışında özellikle yabancılarında her zaman ilgi odağı olmuş, boyunlarında, başlarında yer almıştır.

El emeği göz nuru ile işlenerek desenleri, renkleri ile bir kültürü ifade etmiş ve o kültürü bu günlere kadar taşımış olan yazma, yemeni varlığını koruyarak günümüze ulaşan geleneksel el sanatlarımızın başında gelir.

Ağaç Baskı Sanatı

Geleneksel Türk Yazmacılık Sanatı Tarihçesi

En eski el sanatlarında olan yazmacılığın kökenine ilişkin kesin bilgiler yoktur. Bu sanatın Hindistan’dan yayıldığını veya Mısır kökenli olduğunu ya da Orta Asya’dan kaynaklandığını savunanlar vardır. Bu el sanatının dünya üzerinde ilk görünüşü, mum ve topraktan yapılan dekoratif kalıplarla veya elle boyayarak kumaşın süslenmesi biçiminde olmuştur. Anadolu’da Çatalhöyük arkeoloji kazılarında milattan önce Hitit sanatına ait eserler arasında pişmiş kilden çok sayıda mühür ortaya çıkarılmıştır. Bu kalıplar ile bitkisel boya kullanılarak baskı yapıldığı kanıtlanmıştır. Bunlar helezon ve dört yapraklı çiçek motifleri olup halen Hitit Müzesi’nde bulunmaktadır. Çatalhöyük kazılarında ele geçen buluntular arasındaki mühürlerin, baskı ile yapılan yazmacılığın ilk ipuçları olduğu zannedilmektedir.

Günümüze ulaşan en eski Türk yazma örnekleri 16. Yüzyıldan kalmıştır. Anadolu’da özellikle Tokat, Kastamonu, Bartın, Gaziantep ve Diyarbakır’da gelişen yazmacılık 17. yüzyılda İstanbul’da en yüksek düzeye ulaşmıştır. 16,17 ve 18.yüzyılda özellikle İstanbul işi yazmalarda en güzel örneklerini vermiştir. “Sürname” isimli el yazması eserde basmacıların kalıplarla düz kumaşlar üzerine renkli şekillerle el baskısı yaptıkları anlaşılmaktadır.

Tokat İlinde yazmacılığın 600 yıllık bir geçmişi vardır. Bu nedenle; Yazmacılığın yapıldığı Anadolu kentleri arasında ise Tokat’ın yeri farklıdır. Yazmacılık geçmişte türünün en güzel örneklerini Tokat’ta vermiştir.

Evliya Çelebi Tokat yazmaları için: “Beyaz pembe bezi Diyar-ı Lahor’da yapılmaz. Güya altın gibi mücelladır. Kalemkâr basma yüzü, münakkaş perdeleri gayet memduh olur” der ve övgüyle söz eder.

Ağaç Baskı Sanatı

Geleneksel Türk Yazmacılık Sanatı Kullanım Alanları

"Bugün Anadolu'da yazma bir başörtüsüdür. Günümüzde yalnız kadınlar tarafından kullanılan yazmaları, eksiden erkekler de feslerinin altına giyerlerdi. Bu sanat dalının ürünleri yastık, yorgan yüzü, seccade, bohça, sofra altı, yemeni, peşkir, mendil gibi pek çok çeşitleriyle günlük yaşantımızın vazgeçilmez bir eşyası olmuştur”.

Bugün artık yazma, elbise, etek, bluz, fular, sabahlık, gecelik, tayyör gibi çeşitleriyle hanımların tercih ettiği kıyafetler arasında yerini alıyor.

Yas mendilleri; “Yas mendilleri Topkapı Sarayı koleksiyonunda bulunan altı adet kare şeklindeki örtünün dört adedi siyah, iki adedi tütün rengi olan bu örtüler yaz mendilleri olarak tabutların üzerlerinde kullanılmışlardır”.

Yorgan yüzleri; “Yazmacılık sanatından günümüze kadar ulaşabilen yorgan yüzü örneklerinin bir kısmının 18.yüzyıl, diğer bir kısmının da kompozisyonlarındaki düzen ve üslup bakımından 19.yüzyıla ait olduklarını tahmin etmekteyiz. Kandilli yazmalarında estetik duygunun ve sanat anlayışının tüm inceliklerini izlemek mümkündür”.

Başörtüler ve yemeni; Boğaziçi, Yeniköy Yazmaları, başörtüleri "yemenileri” ile ün kazanmıştır. Hemen hemen her kadın İslam dini gereğince saçlarını erkeklerden saklamak için yemeni adı verilen yazma örtüleri kullanırdı. Çoğunlukla taşıdıkları giysinin rengine uygun renkte bir yemeni seçmeye ayrı bir özen gösterirlerdi. Yemeni anlamına gelen diğer bir sözcük de çemberdir. Çember, kadın giyim geleneğinde geniş ölçüde yer aldığı gibi, erkek giyiminde de, özellikle efe giyiminde, başa bağlanan kenarları oyalı “poşu” olarak yer almıştır.

Bohçalar: “Bohçalar iç ve dış giysilerin muhafazasında kullanılır. Bazı yorgan yüzleri desenleriyle başörtüler, yemeniler aynı kompozisyon özellikleri çerçevesine girerler”.

Yastık yüzleri: “Yastığın her iki yüzünde de kullanılacağı düşüncesiyle kare form ikiye bölünmüş ve desen simetrik olarak dikdörtgen içine yerleştirilmiştir”.

Seccadeler: “Namaz kılarken secde etmek için temiz bir yer sağlamak ihtiyacından doğmuştur. Yazma tekniğinde baskı seccadelere eskiden pek çok rastlanırdı. Her evde kullanıldığı gibi, her genç kızın sandığında da yazma bir seccade mutlaka bulunurdu”.

Ağaç Baskı Sanatı

Geleneksel Ağaç Baskı Sanatlarında Uygulama ve İşlem Basamakları

Geleneksel baskı sanatlarında ahşap baskı;

  1. Boya hazırlanır ve boyama teknesine aktarılır.
  2. Top halindeki kumaştan istenen ölçüde kesilir. Yazmanın kullanım yerine göre 100 x 100 cm., 100 x 80 cm., 180 x 180 cm., 200 x 200 cm., 220 x 220 cm. ölçüleri kullanılır.
  3. Yazmalık kumaş, keçe serilmiş tezgâh üzerine yerleştirilir.
  4. Kumaş üzerinde herhangi bir işaretleme ya da çizim yapılmaksızın oluşturulacak kompozisyon zihinsel olarak tasarlanır.
  5. Tasarlanan kompozisyona uygun desen kalıpları seçilir.
  6. Boyaya batırılan kalıplar kumaş üzerine hafifçe bastırılarak desen kumaşa transfer edilir. İlk aşamada boyalı yüzeyde renk haki yeşil olup hava ile temas ettikçe renk koyulaşır.
  7. Desenin kumaş üzerinde silik çıkması durumunda boyaya batırılan ince uçlu bir fırça ile desen üzerinde rötuş yapılır.
  8. Yazmanın bordür deseni basılırken, desenin tamamlanamaması durumunda kumaş üzerine bir kâğıt kapatılarak, kalıp deseni tamamlayacak şekilde basılır.
  9. Baskı işlemi: Önce göbeği oluşturacak desenler, sonra bordür deseni, son olarak da göbek ve bordür arasında yer alan serpme desenler olmak üzere içten dışa doğru bir sıra takip edilerek basılır.
  10. Kalıplar yukarıdaki sıraya göre uygulanarak baskı işlemi tamamlanmış olur.
  11. Baskı işleminin sonunda yazmalar güneşte kurumaya bırakılır.
  12. 8 gün süren kurutma işleminden sonra soğuk suya basılarak yıkanan yazmalar gölgede kurutulur.

Leave your vote

4 points
Upvote Downvote

Total votes: 6

Upvotes: 5

Upvotes percentage: 83.333333%

Downvotes: 1

Downvotes percentage: 16.666667%

Published by: osman in Moda

Leave a Reply

css.php

Hey there!

Forgot password?

Forgot your password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Close
of

Processing files…