11 Ocak 2019 - No Comments!

Hayal Kurmak Hakkında Güzel Bir Hikaye: Harekete Geç! #tedtalks

“Lisedeyken bir hayalim vardı.” diye başlıyor Abdülkadir Özbek ve şöyle devam ediyor hikayesini anlatmaya…

hayal kurmak ted talks

Hayal Kurmak İnanmaktan Geçiyor...

Lisede öğrenciyken hayalim bankacı olmaktı. Çünkü benim dedem bankacıydı. Babam bankacı, amcam bankacı, halam bankacı, kuzenim bankacı. Bizde sülale mesleği bankacılık. Ben de dedim ki madem öyle bütün sülale bankacı, ben de bankacı olayım.

Hacettepe Üniversitesi İktisat bölümünü yazdım. Üniversitede okumaya başladım. Birinci sınıfa giderken bir aile dostumuz bana bir tavsiyede bulundu ve hayatımı değiştiren olaylar öyle başladı.

Dedi ki; "Albdulkadir sen bankacı olmak istiyorsun ama kaliteli bir bankacı olmak istiyorsan ya da herhangi bir mesleği kaliteli bir şekilde yapmak istiyorsan çok ama çok kitap okumalısın" dedi.  "Bunun için de sana tavsiyem bir hızlı okuma kursuna katılman.” Ben de tavsiyesine uydum, anlayarak hızlı okuma kursuna katıldım.

Yaklaşık iki ayın sonunda okuma hızım üç katına çıktı ve bu sayede çok daha hızlı okuduğum için daha fazla kitap okumaya başladım. Sonrasında benim çok büyük bir problemim vardı. Üniversitedeyken, öğrenciyken Türkçe dersi alıyordum. Türkçe dersinde hocamız bize ödev veriyordu, kitap okutturuyordu, özetini çıkarttırıyordu ve bunu gelip bizim amfide anlatmamızı istiyordu.

hayal kurmak

İlk dönem bir sunum yapmıştım, inanılmaz derecede heyecanlanmıştım. Heyecanım o kadar yüksek seviyedeydi ki bir siyasetçinin başından geçenler az daha benim başımdan da geçiyordu. Siyasetle ilgilenen birisi bir gün milletvekili olmaya karar veriyor, aday adaylığı başvurusunda bulunuyor, aday gösteriyorlar ve tabii biliyorsunuz bu süreçte seçim kampanyalarında mitingler gerçekleşiyor ve mitingde de binlerce kişi toplanıyor, burada olduğu gibi. Burada kişinin ilk konuşması olacağı için o kadar çok heyecanlanıyor ki elleri ayakları titriyor, yüzü kızarıyor, kalbi çarpıyor.

En son ismini anons ettiklerinde kürsünün başına geldiğinde heyecandan öldü ölecek, o seviyede geliyor kürsünün başına ve diyor ki; ''Sevgiili hemşehrilerim. Buraya gelmeden önce anlatacaklarımı bir Allah biliyordu, bir de ben biliyordum. Şu an sadece Allah biliyor.'' diyor. 😁

Heyecandan her şeyi unutuyor. Ben de onun gibi heyecandan her şeyi unutacak seviyede heyecanlanıyorum. Allahım dedim, ben bunu çözemezsem iş hayatında başarılı olamayacağım, bunun muhakkak ama muhakkak bir çözümü olmalı.

Heyecanınız Hayal Kurmanıza Engel Olmasın

Topluluk karşısında konuşmanın bir eğitimi olmalı dedim ve araştırdım ve buldum. Bir eğitime katıldım ve o eğitim benim hayatımı değiştiren, belki de en faydalı eğitim olmuştu. Hocam, o dönemde bana topluluk karşısında konuşma heyecanımı kontrol altına alabilmek için dört tane alıştırma tavsiye etti. Dört tane alıştırma o kadar etkili oldu ki şu anda sizin karşınıza gelip de binlerce kişi karşısında konuşabiliyorsam belki de o alıştırmaları denilen şekilde yapmama borçluyum. Şimdi, sizlerle bu dört tane alıştırmayı paylaşacağım.

Bu topluluk karşısında konuşma heyecanı olan yani hocam, ben de şu sahneye çıktığımda böyle kalabalık bir grup karşısında konuşma yapacak olsam çok heyecanlanırım diyen varsa eminim ki bu alıştırmaları yaptıktan sonra heyecanını çok daha rahat bir şekilde kontrol altına alacak.

Çünkü gerçekten yapılan dünyadaki araştırmalarda - ben çok araştırma yaptım bununla alakalı - korkuları sıralamışlar, birinci sırada topluluk karşısında konuşma heyecanı geliyor. İkinci sırada yaşamın sonlanması geliyor. Yani çoğu kişi diyor ki böyle konuşacağıma insanlar karşısında ölsem daha iyi.

İlk alıştırma şuydu: Bana dedi ki, ''Buradan çıkar çıkmaz her gün, hiç ama hiç tanımadığın on kişiye selam vereceksin.’' Nasıl yani? Bir dükkâna girdin, dükkânın sahibini tanımıyorum, selam vereceğim. Olur mu? ''Hayır olmaz.’' Yolda yürürken, karşından insanlar geliyor, onlardan birini gözüne kestireceksin, karşıdakine bakacaksın, güler yüzünle ''Merhaba, iyi günler. Selamın aleyküm.'' selamlarından birini yapıştırıp geçeceksin dedi. Ben tabii bunu yapacağım ama çok merak ediyorum ne olacak, nasıl bir tepki verecekler.

Çekinerek de olsa yapmaya başladım ve inanılmaz derecede hoşuma gitti.

İnsanlara selam verdim, birçoğu selamımı aldılar, bir kısmı selam almadan geçerken baktılar, kimdi bu diye, bir kısmı göz göze gelince korkup kafayı öne eğdi.

Ama ben hiç bırakmadım. Her gün o alıştırmayı yaptım.

İkinci haftaya geldiğimizde şunu tavsiye etti: Hergün iki yada üç kişiyle iki-üç dakika konuşma yapacaksın. Ama konuşmayı sen başlatacaksın. Durakta duran insanların yanına gideceksin, kantinde sıra bekleyenlerin yanına gideceksin ya da herhangi bir yerde bir insanın oturduğunu gördün, sen inisiyatifi ele alarak iletişimi başlatacaksın ve bir şekilde muhabbet edeceksin.

Bunu da yaptım ve gerçekten de iletişim becerimin gitgide arttığını hissettim.

Üçüncü haftaya geldik; işi zorlaştırdı. Dedi ki; bir şehrin, bir işlek cadddesine çıkacaksın ve o caddede karşı tarafa doğru bağıracaksın.

Ne diye bağıracağım dedim. ''Ahmet! Mehmet ! Süleyman! Ayşe!'' Bir isim telaffuz edeceksin ama orada öyle biri olmayacak. Dedim ben rezil olurum o zaman.

Cevabı;

''Zaten topluluk karşısında konuşma heyecanı duymanın en büyük sebebi rezil olma korkun ve bir korkunun üzerine gitmeden, o korku ile yüzleşmeden onunla baş etmen çok zor, adım adım yıkacağız bu korkunu.’'

Ve caddelere çıktım, bağırmaya başladım. Ahmetler, Mehmetler, Süleymanlar… Baktım kimse bakmıyor, daha da coştum. 😄

Sonra dördüncü haftaya geldim. Dedi ki ''İşte bu alıştırma var ya senin rezil olma korkunu yerle bir edecek, özgüvenini de tavan yaptıracak alıştırma olacak.’'dedi. Ben de merakla bekliyorum ne olacak diye.

''Şimdi ki çalışmamız eczane çalışması.''dedi.

''Ne yapacağız eczanede? '' dedim

''Eczacıya gideceksin ve şunu soracaksın.

Kandil simiti çıktı mı? ''

Dedim ki ''Ben üniversite öğrecisiyim, beni bilinçli rezil edeceksin.''

''Evet, bilinçli bir şekilde gideceksin ve rezil olacaksın.'' dedi.

Eczaneyi niye seçiyoruz?

''Onlar hergün hastalarla uğraştığı için.'' dedi. 😁 ''Çok bir tepki vermezler. “Kasap filan elinde bir şey fırlatır mazallah.”

Neyse dedim, gideyim yapayım. Gittim, yaptım ve harbiden acayip bir duygu hissettim. Bilinçli bir şekilde rezil olmuştum ve rezil olma korkum yerle bir olmuştu.

Benimle birlikte bir sürü kişi kursa katıldı. Kursa katılanlardan biri daha sonra anılarını anlattı.

hayal kurmak

Bu işin esprisi, bir dükkâna girip o dükkânda olmayan bir şey istemek. Bilinçli bir şekilde rezil oluyorsunuz ama adım adım.

Selam, muhabbet, cadde, eczane. İşte en son bu geliyor.

Bizim kursa katılan adamlardan bir tanesi kuyumcuya gitmiş. Demiş ki ''Burada kıyma var mı? ‘' Kuyumcu ''Kardeşim burası kuyumcu. Görmüyor musun? Burada kıyma ne gezer?'' demiş. Adam da ''Tamam.'' demiş, dışarıya çıkmış.

Sonrasını kendi şöyle anlattı, dedi ki:

''Hocam, ben kuyumcuya gittim ve burada kıyma var mı diye sordum ya sonra dışarı çıktığımda şuramda bir şey hissettim, bir özgüven patlaması yaşadım, dayanamadım, coştum, içeri tekrar girdim ve dedim ki ''Burada kıyma olmadığına emin misiniz?''

Hocama dedim ki ''Bunu tavsiye ediyor musunuz insanlara?''

''İlkini tavsiye ediyorum ama ikinci kez girmemek lazım.'' dedi. Kovalamış adam.

hayal kurma harekete geç

Şimdi bunları yaptıktan sonra, gerçekten şunu fark ettim: İkinci dönem bir sunum yaptım, Türkçe dersinde, amfide, 100 almıştım. Hocam '' Sen evrim mi geçirdin?'' dedi bana.

''Hocam kursa katıldım.'' dedim.

Sonra hızlı okuma, hitabet, ders çalışıyorum ama hafızama alamıyorum, dedim ki bunları da yeneceğim. Hafıza kursu, beyin dili programlaması ile ilgili kurslara katıldım. Gördüm ki bizim muhteşem bir beynimiz var ve bu beyinde iki tane lob var, biri sağ lob, biri sol lob.

Ama bizim eğitim sistemimiz devamlı solu çalıştırıyor. Mantık, sayı, yazma, listeleme, detaylarla uğraşıyoruz.

Sağ taraf, hayal gücü, renk, görüntü, duygu, his. Bunlarla ilgili olan taraf sanki stand-by modunda. Neticesinde sol taraf sağ tarafa göre daha çok geliştiği için sol taraf daha fazla gelişiyor ve aynen şuna benziyor: Burada bir kuş var, diyelim ki, salonun başından sonuna kadar uçacak, ben bu kuşun sağ kanadını kırsam uçabilir mi? Uçamaz.

Aynen böyle, eğitim sisteminde sağ taraf fazla geliştirilmediği için sanatsal faaliyetler, hayal gücü, hayal gücünün öğrenme sürecine aktif katılımı, hayal gücünü kullanarak öğrenme nasıl gerçekleşir, bunu bilmediğimiz için tek kanatlı kuşlar olarak uçmaya çalışıyoruz.

hayal kurmak, çocuk

Uçamayan çocuklarımıza da baskı yapıyoruz, sınavlarda başarısız oldukları için. Dedim ki bunların hepsini ben uyguladım, faydasını gördüm, bankacılık hayallerimden vazgeçiyorum.

Bunları insanların öğrenmesi lazım. Yıllar boyunca öğrenme gerçekleştiriyoruz,  öğrenmeyi öğrenmeden öğrenme gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Ne yapabilirim dedim. Hacettepe Üniversitesi’nde önce Kişisel Gelişim Kulübü'nü kurdum. Uzmanları üniversiteye çağırdım. Bunların anlatılmasını sağladım. Baktım ki salonlar doluyor, taşıyor - Kayseri'de ilkokul okumuştum, girişimcilik ruhum kabardı.

Dedim ki ''Şirket kuralım.’' Eğitim Danışmanlık Şirketi kurdum. Üçüncü sınıfta. Etkinlikler yapmaya, kurslar açmaya başladım. Ama olay kulüpteki gibi gitmedi.

Kimse kursa gelmedi. Bedava olduğu için geliyorlarmış.

Sonra, zorlandım. Düştüm. Acı çektim.

O günlerde yanımda destekçi olarak annem babam olmasaydı- ki çoğu Türk ailesinin yapmadığı bir şeyi yaptılar.

''Oğlum sen devam et bu işe. Pes etme. Hayallerinden vazgeçme.'' dediler.

Onların desteğiyle devam ettim. Sonrasında, evlendikten sonra eşimin desteği ile devam ettim.

Devam ettim. Dedim ki ''Bunu daha çok yayacağım. Binlerce öğrenciye konuşacağız. Türkiye turnesine çıkacağız.’' Hayaller kurdum, dedim ki ''Ben

Türkiye’nin seksen bir iline gideceğim.'' Nasıl gideceğim? Para lazım. Dedim ki sponsor bulacağız. O dönemde birçok kişiye gittim ama kimse sponsor olmadı.

 ted talks hayal kurma harekete geç

Bırakmadım, bulacağım bu sponsoru ve gezeceğim, bu üniversite öğrencilerinin ufkunu açacağız, dedim. Seksen bir illik bir proje yaptım. Yetmiş yedisine kadar gidebildik. TTNET ile Geleceğini Netleştir Etkinlikleri kapsamında. Belki burada da bu etkinliklere katılan öğrenciler vardır. 2010-2011 yıllarında yetmiş yedi farklı ilde, doksan yedi farklı üniversitede, yüz kırk etkinlik yaptık, yetmiş iki bin öğrenci bu eğitimlere katıldı.

Nasıl daha kolay iş bulabilirler, hafızalarını nasıl geliştirebilirler, iletişimi nasıl daha etkili kurabilirler, bunları anlattık. Birçok arkadaş bu sayede iş sahibi oldu. Ufukları açıldı, daha çok okumaya başladılar. Başkalarına anlattılar.

Dedim ki ''Bu da yetmez.’'. Biz bir saat konuşuyoruz, burada on beş dakika sürem var. Bunları yapmakta yetmez.

Ne yapacağız? Okul açacağız. Dedim ki ''Eğitim, eğitim, eğitim.’' En önemli kısım eğitim, buradan çıkmayacağım.

Atatürk de diyor ya, ''Eğitimdir ki bir milleti, hür, şanlı, bağımsız, yüksek bir topluluk hâline getirir ya da sefalete ve esarete terk ettirir.’'

Eğitimden başka bir çıkışı yoktur bu toplumun. Okullar kurmaya başladım. Şu an iki tane okulum var. 2019'da başta Ankara olmak üzere, on tane daha okul açacağım. Nitelikli eğitimi Türkiye'nin her tarafına ulaştırmak için çalışıyorum.

İnşallah, bu beş yıl içerisinde de hedefim, hayalim bir üniversite kurmak. İş hayatına daha nitelikli insanlar yetiştirmek.

Çünkü dünya çok değişti. Bu eğitim sisteminin revize edilmesi lazım.

Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri canhıraş bir şekilde çalışıyorlar. Hiç kimsenin eğitimi kötüye götürmeye çalıştığını düşünmeyin. Hepsi iyi niyetle çalışıyorlar.

Ama özel sektörün, insanların da inisiyatif alması, elini taşın altına sokması lazım. O yüzden çok daha fazla nitelikli eğitim kurumuna ihtiyacımız var.

Son olarak şunu söylemek istiyorum, Hayal kurun, harekete geçin!

 

Umut verici hikayesiyle bizlere ilham veren Abdülkadir Özbek’e çok teşekkür ediyoruz. #tedtalks

Leave your vote

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 2

Upvotes: 1

Upvotes percentage: 50.000000%

Downvotes: 1

Downvotes percentage: 50.000000%

Published by: Betül Bayraktar in Kultur

Leave a Reply

css.php

Hey there!

Forgot password?

Forgot your password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Close
of

Processing files…