27 Şubat 2016 - No Comments!

Minimalizm Akımının Öncüsü Ünlü 11 Moda Tasarımcı

Bir önceki blog post'umuzda minimalizm nedir bundan bahsetmiştik. Şimdi ise minimalizme öncü olan moda tasarımcıların biyografilerini ve çalışmalarını inceleyeceğiz.

Coco Gabrielle Chanel

Coco_Chanel

Justine (2011) tarafından yapılan çalışmada, dünya moda tarihine ismini altın harflerle yazan Coco Gabrielle Chanel, 1971 yılında 87 yaşında hayata veda etti ancak efsanesi hala devam etmektedir.1883’te Saumur’da dünyaya gelen ve annesi ölünce babası tarafından bırakıldığı yetimhanede yedi yıl yaşayan Coco’nun terziliği teyzesinden öğrendiği bilgisine ulaşılmıştır.

Vogue 1957’de, ‘modayı hiç ciddiye almayan, kendi kusursuz ve zarif çizgisini takip etmekten vazgeçmeyen ve modanın bir gün gelip ona döneceğine kesin olarak inanan bir tasarımcı’dır. Coco Chanel kusursuz kadın kıyafetleri tasarlamış, erkeksi kıyafetler giymiş, kısa saç kesimini tercih etmiş ve bronzlaşmanın çalışan sınıfların sembolü olarak gördüğü bir dönemde bronz tene dikkat çekmiştir. Modernlik ve konfor Chanel’e doğal geldi. Klasik Chanel kıyafetinin (yakasız, basit kesimli, örgü ve şeritlerle tutturulmuş ve elbise kenarına ihtiyatlı bir şekilde zincir dikilmiş takım) yirminci yüzyılın her bir hareketini aşmasının nedeni buydu. Chanel takımı, genellikle başka aksesuarlarla tamamlanır: altın Zincürli, müflonlu omuz çantası, fildişi hafif ayakkabılar ve siyah ayak parmaklarla tasarımı zenginleştirilir (Watson, 2007, s. 188).

Belirtildiği gibi “son derece hırslı, çalışkan, iddia sahibi bir kadın olan Chanel, kendi moda evini kendi yönetirdi. Tüm tasarımları kendi elinde şekillenir, tüm kumaş, renk, form şekilleri kendine aittir”. Chanel efsanesini Justine Picardie, modanın gerçek kalbini gözler önüne seren Gabrielle Chanel’in efsanesi ve hayatını anlatan kitabında Coco Chanel’in kendine nasıl güçlü bir duruş yarattığını gösterişli duruşundaki şıklığı, zarifliği tasarımlarında kendini gösterdiğinden bahsetmiştir.

coco-chanel-cizim-1 coco-chanel-cizim-2

Coco Chanel’in moda sektörüyle ilgili dile getirdiği görüşü ‘Bir elbise ya trajedi ya da bir portredir. Büyüleyici ve geçici bir kreasyondur, sonsuz bir sanat eseri değildir. Ticaretin ayakta kalabilmesi için moda ölmeli, hem de çok çabuk ölmeli…’ Moda her ne kadar geçiciyse, o kadar kusursuzdur. Dönemin kadınlarının gösterişli, dantelli, nakış işlemeli, plili, fiyonklu, ağır kostümleri, Chanel’e abartılı gelmiş, üniforma stili, sade görünümlü, düz etek-ceket takımlar, erkek arkadaşının gardrobundan esinlenerek hazırladığı binici pantolonları, “V” yakalı kaşmir kazaklar, denizci stili giysiler ve sade görünümlü şapkalar tasarlamıştır.

Belle Epogue döneminin yaşandığı moda dünyasına tepki olarak kadınların sosyal hayat içinde yer almalarında rahatlık sağlayacak kostümler tasarlayarak “radikal devrim” yaratmıştır. Kat kat etekleri, abartılı süslü kostümleri reddeden Chanel, önceleri yerlere kadar uzanan etek boylarını kısaltmış dar, ayak bileğinde biten uzun düz etekler ve sade ceketler ile yarattığı yeni stili, tercih ettiği şifon, müslin, tül, ipek, saten kumaşlar moda dünyasında hâkim olan pastel mavi, nil yeşili, beyaz, krem, siyah ve gece mavisi renkleriyle kadınlara rahatlık getirmeyi amaçlamıştır.

1916'da savaşın sıkışıklığından da yararlanılarak doğan siyah yünlü jarse, alışılmışlığın ve alışılmadık giysilerin birleşimi, erkekler için yaratılmış sonradan kadınlara da uygulanmış modeller, rahatlık düşüncesinin kendini göstermesi, yeni yüzyılında adından söz ettirecek güçlü bir işaret olarak görülmüştür.
Belirtildiği “1938 yılında sade görünüm çizgisi modaya hâkim olmuş, zengin görünüm zevksizlik olarak nitelendirilmiştir. Vogue dergisi “Artık şık olmak, süslü olmak değildir” fikrinin yayılmasına öncülük etmiş, Chanel tasarımlarında kusursuz zarafet, modernlik ve erişilmez şıklık izlenmiştir”.
Eray çalışmasında, sadelikten ve bedenlerin özgürlüğünden daha güzel bir şey olamayacağı sloganıyla fazlalıkların atılması ve abartılı ilavelerden kaçınılması düşüncesini taşımaktadır. Yalınlık ve rahatlığı vurgulayan kural dışı tasarımları günümüze denk moda dünyasını etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.

Andre Courreges

Mühendis geçmişi, mimari bilgisi, 11 yıl Balenciaga modaevinde edindiği büyük moda tecrübesiyle elbisenin basit kesimi ve kolay giyilebilirliği sebebiyle 1960’ların kadın görünümünün Courreges tarzı giyinmek olduğu vurgulanmıştır. Courreges Balenciaga’nın detaycılığını, ağırbaşlılığını, modern çağa yansıtmıştır. Beyaz kare dekolteli elbisesini tamamladığı, kırmızı-beyaz klapa yakalı ceketinde farklı yerleşimli düğme sistemleri kullanmış; anvelop kapanışlı, minik takma kollu, şömize model yaka uygulamalı elbise kenarlarında ise siyah ipek grogren bordürler kullanarak, modern ve minimalist moda akımının öncülerinden olmuştur Modern ve geleceğe yönelik giysi tasarımlarını yapmıştır.

Belirtildiği gibi “Courreges retro akımına ve kısa süreli trendleri göz ardı ederek orijinal Courreges çizgilerine sadık kalarak, saf line’lar, zarif stiller, yumuşak gabardin kumaşlarla birlikte kullandığı teknolojik fabrikler ve siyah-beyaz renk kombinasyonlarıyla yarattığı disiplinli, minimalist line’larını moda dünyasında sunmuştur”. Courreges, ilk tasarımcılar arasındadır, efektler ve elbiselerde daha modern alternatifler tasarlamıştır.

andre-art

Cristobal Balenciaga

1995 İspanya doğumlu Cristobal Balenciaga tartışmasız biçimde tasarımcıların tasarımcısı olarak görülmüştür. Geçmişte ve bugün gelmiş ve geçmiş en büyük tasarımcıların (Madeleine Vionnet, Hubbert de Givenchy, Cristian Dior, Coco Chanel) hayranlık duyduğu ve önünde saygı ile eğildikleri tasarımcı olmuştur.  Balenciaga’yı akıl hocası olarak gören Givenchy 1991’de Vogue için onu şöyle tanımlıyordu: “Kibar, şık, dindar, sade ve yetenekli.” Balenciaga’nın elbiseleri gibi renk paleti de çok dikkatli bir şekilde seçilmiştir. “kullandığı renkler ispanyanın renkleri” demişti Vogue 1962’de “beyaz ile vurgulanmış koyu bir siyah, turkuaz, sarı tarçın rengi ve farkında mı bilinmez ama Goya’nın etkisi her zaman onunla” Koleksiyonlarının kusursuz ve benzersiz niteliği nedeniyle Vogue 1938’de Balengiaga’nın tasarladığı kıyafetlerin zamanını aşacağını gözlemlemiştir.

Gürsoyun belirttiği gibi “Balenciaga’nın en önemli özelliği, birinci sınıf bir terzi ve birinci sınıf bir uygulayıcı olmasıdır. Her türlü kadın giysisini hiçbir şekilde abartıya ve reklama kaçmadan kabul ettirmiş, her koleksiyonunda bir kısmını kendi eli ile diktiği, kalıpları da kendine ait olan kreasyonları çıkartmıştır”.
Belirtildiği gibi “Balenciaga kalıcı ve kusursuz tasarım örnekleri yarattı. 1962’de Vogue Balenciaga’nın ‘modanın altın kuralına inandığını’ yazıyordu, ‘şık olmanın özü fazlalıklardan kurtulmaktır.” Harper's Bazaar onun için ‘‘taklit edilmesi çok zor olan sadelik, içinde kopyalanması mümkün olmayan sırlar’’ tanımını yapılmıştır. Balenciaga hautre-couturun altın kurallarına inanmış, şık görünüm elde etmek için fazla detaylardan kaçınılması gerektiğini savunmuş ve dünyanın en elegan müşterisine sahip olmuştur (Dereboy, 2008, s. 106).

1967’de Balenciaga, çizgisinde yaptığı değişikliklerle daha saf ve soyut olarak nitelendirilen yeni stilini yaratmış, Abraham satenden, taftaya, dantelden, vuale, ketene, ottomanlara, kadifelere kadar çeşitli kumaşları koleksiyonlarında kullanan modacı, parti kostümü olarak tasarladığı ipek tafta “A” line önü kısa (diz hizasında), arkası kuyruklu, japone kollu bej tafta elbisesinde “Apstre” soyut sanatın etkisinde kalmıştır.

Cristobal-Balenciaga-1 Cristobal-Balenciaga-2

Rei Kawakubo ( Comme Des Garçons)

Rei-Kawakubo

Belirtildiği gibi 1942 de Japonya da doğan Rei Kawakubo tarafından 1973’te Comme Des Garçons kurulmuştur. Comme de Garçons’un tarzı, siyah ve beyaz renkler, rastgele elastikasyon ve geleneksel kalıp kesimin baş aşağı çevirmek 58 olarak özetlenmiştir. Yüz yıldan beri matem ifade eden karanlık renkler, yeni modanın klasikleri olarak görülmüştür. Çağdaşları Issey Miyake ve Yohji Yamamoto gibi Rei Kawakubo da modayı güzel sanatlardan biri olaral gören entelektüel bir tasarımcıdır.

Rei-Kawakubo-2

Elbiseleri farklı bir bakışı gerektirmiş ve kalıplaşmış fikirleri yok etmiştir. Comme des Garçons koleksiyonları aynı prensiplere sahip parçalardan oluşmuş: Minimalist bir görüntü ve kafa karıştırıcı kesimlerdir.

Rei-Kawakubo-3
Japon stilist, kadın vücudunun zaaflarıyla dalga geçmeyi sevmiştir. Kadın figürünü kendi sanat anlayışıyla yorumlayarak, değiştirmiştir. Kawakubo'nun stili 1980'li yıllarda birçok eleştirmenin dikkatini çekmiştir. Eleştirmenlerin yorumları uzun süre gazetelerde görülmüştür.

Hüseyin Çağlayan

huseyin-caglayan

1970’te Lefkoşe Kıbrıs’ta doğan, moda tasarımcısından ziyade bir sanatçı olan Hüseyin Çağlayan, sebepsiz bir başkaldırının karşıtı olarak sakin bir minimalizm savunarak İngiliz modasını derinden sarsmıştır. Comme des Gançons ile entelektüel olarak yarışabilen tek tasarımcı olmuştur. Çağlayan, Londra’daki Saint Martins Sanat ve Tasarım Akademisi’nden 1993 yılında birincilikle mezun oldu, final koleksiyonunun adı “Tangent Flows” idi. Geleneksel olmayan yaklaşımı, en az onun kadar geleneksel olmayan bir yaklaşıma sahip İzlandalı şarkıcı Björk’le çalışması sağlamıştır. Moda çevrelerinin bir parçası olmayı reddeden derin bir düşünür olan Çağlayan, derinlemesine ve bütün yönlerden en iyi şekilde analiz edilmiş tasarımları sanatsal malzemeye uyumludur. Paris, Prag ve Londra Science Museum’da sergileri düzenlenmiştir. Mart 1999’da yılın tasarımcı ödülüne layık görülen Çağlayan, tasarımcı Paul Topen ile birlikte oluşturdukları plastik bir mekanik bir elbise Londra’da sergilemiştir (Watson, 2007, s. 188).

huseyin-caglayan-galeri-1

Çağlayan korsesinde bedeni yeniden inşa ettiğini düşünmektedir. Resim 38, Minimalizmin heykelsi yapısına örnek oluşturabilecek temel yapılarındandır. Çağlayan, ahşap korsede de görüldüğü gibi sanatsal olarak yenilikçi, ‘anıtsal giysiler’ tasarlarken giyilebilir giysiler ile de moda dünyasında yer almaktadır.

huseyin-caglayan

Hüseyin Çağlayan, Ahşap Korse, 1995-96

Londra önemsenen tasarımcılar çıkarmış, modadan ziyade güzel sanatlara yönelen Hüseyin Çağlayan, minimalizme yoğunlaşan İngiliz tasarımcıdan biri olmuştur. Çağlayan’ın yaratıcı yaklaşımını, esin kaynaklarını ve genetik, teknolojik ilerleme, yer değiştirme, göçmenlik ve kültürel kimlik gibi alanlardaki bakış açısıyla, günümüz için giyilebilir giysilerde ve sanatlar yapıtlarında görülmektedir.
Hasegawa (2010) röportajında Çağlayan, giysi tasarım anlayışını yer almakta ve şu sözlerle ifade etmektedir;  “Bence hayat onu nasıl basitleştirdiğinize bağlı, basitleştirmenin en zor, eklemenin ise en kolay iş olduğunu düşünüyorum. Öncelikle aklınızda bir fikir olmalı, sonrada gereksizleri nasıl ayıklayacağınızı bilmelisiniz. Orada beceri devreye giriyor. Birçok tasarımcının eklemeyi bildiklerini ama ayıklama yapmasını bilmediklerini düşünüyorum. Evet, ayıklamayı bilmelisiniz. Bu çok zordur.” Çağlayan endüstriyel malzemelerle yalın sanatsal yapıtlar tasarlamaktadır.
Hüseyin Çağlayanın tasarımları farklı yenilikçi strüktürel elemanlarla deney yaparken yalınlık ve zarafetin önemini yansıtmaktadır. Doğal öğeler, geometrik biçimler ve açılarla fikirlerini tasarıma yansıtmaktadır. Tasarladıkları tekrarlayıcı geometri ve minimal ayrıntılar içermektedir.

Calvin Klein

Calvin-Klein

1942’de ABD, New York’ta doğan Calvin Klein çağın ruhunu yakalamak, Calvin Klein için doğal bir şeydir, hatta bazıları bunu bizzat onun belirlediğini söylemiştir. Klein 1970’lerde Amerikan modasının uluslararası imajını yönlendirmiş, inceltmiş ve yeniden tasarlamış ve süper model Kate Moss’un cazibesini farkedip onu dünya çapında bir üne kavuşturan tasarımcı da olmuştur. Calvin Klein’in stili, her zaman giyilebilir saflık üzerine kurulan basit, bütünüyle Amerikan damgası taşıyan prensiplere dayanmıştır. Bunu beyaz gömlek klasik blucin, kusursuz tişört ve örme süveter ile göstermiştir. Calvin Klein’in bir sonraki yüzyıla kadar süreceğini bildiği moda ilkeleri olmuştur”. Klein’in giyim koleksiyonundaki tarzı, her zaman basitliğe, sadeliğe ve Amerikan modasının vazgeçilmez prensini olan giyilebilirliktir.

calvin-klein-white

Mendes (1999, s. 249)’in belirttiği gibi “Calvin Klein klasik minimalizmle anılmış, giysileri birçok kez değiştirerek üretmiştir. 1980’lerde özel materyallerle yapılmış kolay giyilebilen ve şık giysiler tasarlamıştır. Pantolonlarla büyük polo yaka kazak ve standart deve yününden yeniden tasarlamış kruvaze kapamalı ceketle görünüm kazanmıştır”.

 

Yohji Yamamato

yohji-yamamoto

Belirtildiği gibi “Yohji Yamamato, 1943’te Japonya doğmuştur. Yohji Yamamato 1990’da “Gerek moda tasarımında gerek insanlarda simetriyi her zaman sevdim” demiş ve bu söz onun niçin düz olmayan, yerleşik alışkanlıklara meydan okuyan ve zihinleri farklılıklara uğratan kıyafetler tasarlandığını kısmen açıklamıştır”. Modaya getirdiği geçici yeniliklerden bir tanesi, hammaddelere yönelerek koyu rengi tercih etmesi olmuş, çalışmalarında siyahla birlikte, koyu ve pastel tonları tercih etmektedir.

Yohji-Yamamoto
1981'de Fransa'da ‘hırpani giyim’ ve ‘serseri görünümleri’ sergileyen bir koleksiyon sunmuştur. Son derece kaliteli ve pahalı kumaşlardan, yırtık pırtık giysiler tasarlamıştır. Kullandığı renklere gelince, siyahlarını, koyu mavilerini ve grilerini çok ender de olsa gelincik kırmızılarının ışığı aydınlatmaktadır. Parisliler, bu renksizliğe ve Yohji'nin dikiş kurallarını alt üst eden minimalist çizgisine çabuk alışmışlardır.

Yohji-Yamamato-fashion

Ünlü Japon modacı, konuşmasının arasında sık sık ‘Dünyadaki en değerli şey, özgürlüktür’ diye tekrarlamıştr. Zaten elbiselerinde de asla rahatlıktan vazgeçemiyor. Vücudun üzerinden doğal bir şekilde kayan, akıp giden parçalar tasarlamıştır. Japon modacı, ülkesinin şatafatlı kumaşlarını kullanmaktan uzak durmuştur. O nedenle hammaddelere yönelerek, koyu renkleri tercih etmiştir. Her koleksiyonunda kıvrılan ırmakları andıran ipek kumaşları kullanmakta geri durmuştur. Tasarımlarını katman katman kumaşlar ve drapeli giysilerle iki boyutluluktan kurtarmıştır.

Pierre Cardin

Pierre-Cardin-1978

Pierre Cardin’in en büyük özelliği, geometrik desenleri ve uzay havasını yansıtmasıyla birlikte tasarımlarında indirgemeci özellik göstermiştir. Modada avangardizm dönemini ön plana çıkartmıştır. Belirtildiği gibi “Pierre Cardin 1969 yılında 1960’ ların mimari estetiği tek biçimiyle sanat ve modanın alanını yaratmış, birde Rosalind Krauss birleşerek minimalizmin temel bakış açısını yakaladığını gözlemlemiştir”.

pierre-cardion-1970

Benim yolum geleceğe bir şeyler çizmek oldu” sözünü söyleyen Cardin 60. yıl dönümü kutlamalarında genç olmayı, bir kadının özgür olabileceğini söylemiştir. 1960’larda kadının estetiği, oturmayı çalışmayı gerektirdiği için, çalışmaya araba kullanmaya uygun elbiselere yönelmiştir. Kadının özgürleşmesi bir kez daha moda da yeni akımın arasında itici güç olmuştur. Ve indirgemeci yaklaşım ve minimal estetik yeni bir radikal vizyona teşvik etmiştir.

Müşteriler savaş sonrası ekonomik, basit modeller /stiller kullanmış; onlar şıklığın yeni versiyonuna tanık olmuş ve eoro-dinamiğin fütürüstik hissi modada baskındır.

piere-cardin

Prada

Miuccia-Bianchi-Prada

Mario Prada, tarafından 1913 yılında kurulmuştur. Prada imparatopluğunun bir naylon çanto üzerine kurulmuştur. Daha sonraları Prada elbiselere yoğunlaşmıştır. Tarzı da şirketin sloganıyla uyumlu görülmüş, Prada tarzına rengini veren teknolojik kumaşlar tasarımlarında kullanılmıştır.

prada-minimal-
Watson (2007, s.333)’ın belirttiği gibi “Prada, 1932’ de deri malzemeler üreten bir şirket olarak kurulmuş olmasına karşın, 1970’lerde Miuccia’nın işi devralmasıyla birlikte, uluslararası bir marka haline gelmiştir. New York ve Londra’da büyük mağazaları olan şirket, 1992 yılında Miu Miu isimli yeni markayı da portföyüne katmıştır”. Resim 42, Prada’nın daha kadınsı yorumları minimalizm estetiğine yeni yönler getirmiştir.

prada

Prada, Giysi Modeli, 1995

 Yves Saint Laurent

Yves-Saint-Laurent

Yves Saint Laurent Cezayir’de 1936 yılında doğmuştur. Müthiş bir deha, üretken bir yenilikçi ve yüzyılın en kayda değer imzalarından birinin sahibi olan Yves Saint Laurent, kız kardeşinin oyuncak bebeklerine kâğıttan kostümler tasarlayıp Pariste yaşayacağı günlerinin hayalini kurarak geçrmiştir”. Moda çevrelerin de “Aziz” olarak kabul edilen Saint Laurent, 1954’te International Wool Secretariat tarafından düzenlenen bir yarışmayı kazanmasıyla basamakları tırmanmaya başladı.

StyleANDMinimalism-Saint-Laurent-Le-Smoking-Tuxedo-Hedi-Slimane-Feat

Cristian Dior’da tasarım asistanlığı yapmıştır. Saint Laurent Dior tarzını, önce Trapes hatlarla ve daha sonra Beat tarzı ile zenginleştirmiştir.
1992 yılında Paris’teki Opera de la Bastille’de düzenlenen otuzuncu yıl kutlamasında, Saint Laurent’e uzun yıllardan beri müştesi olan Catherina Deneuve eşlik etmiştir. Dehasının belli başlı bütün ürünleri ve ilham aldığı kaynaklar (Leon Bakst’ın Ballet Russes kostümleri ve Piet Mondrian) sergilenmiştir. Meşhur takımları arasında Le Smoking ceketi, sadece doğru açı ve kıvrımları kullanarak yarattığı kadınsı smokini tasarlamıştır.

Minimalizm Akımında Diğer Moda Tasarımcılar

Alman tasarımcı Gerda Buxbaum, Giorgio Armani gibi yeni klasiklerden, Jil Sander, mimari ve geometriye dayalı doğal renkleri ve önemli formları önermiş, minimalizm ile puristler bu noktada birleşmiştir. Bu ayrımcılığın sebebi ikili tartışmaya sebep olmuş, puristlerin estetik veya artistik akıma dayalı değildir, ama ortak görüş her akımla birlikte sanatın tarihinde trend veya stil vardır. Her şeyde modern konsept pürizm ile önemli geometrik formları, önceden olduğu gibi minimalizm figürlerini de genişlemiştir

????????????????????????????????????

.

Jil Sander, kıyafetlerinin bir açıklamaya ihtiyacı olmayan, herhangi bir yaş sınırlaması olmayan tasarımlar yaptığı ve aksesuar da kullanmadığı görülmüştür. Sander’in minimalist stili, kusursuz oranlara ve akıcı hatlara sahiptir.
Michael Kors, “Basit şeyler tasarlamak dünyanın en zor işidir” derken bütün Amerikalı tasarımcılar adına konuşmaktadır. Çünkü evrende tasarım yaparken beslenecek çok şey olduğundan, çalışmaya birini ya da çeşitlerini almak çok kolay ve fazlaca düşünülmeden yapılabilecek bir durum olarak görülmekte iken, tasarımın yalın ve kusursuz rahatlık sağlaması akıllıca düşünmeyi gerektirir.

minimal-fashion-2
Cheviakoff un belirttiği gibi “Avusturya tasarımcısı Helmut Lang, minimalistin en avangarde tasarımcısı olarak kabul edilmiştir. O 1990’ların Avrupalı ve Amerikan kültürünü kaynaştırmış, birde kadının ifadesini, politika ve toplumun etkisiyle küreselleşmenin başarısını onun tasarımlarında purist ve minimalist stillerin öncülerini açığa çıkarmıştır”. Lang, ekonomik, mütevazı ve pahalı olmayan kumaşlardan faydalanan stili, basit görünmesine karşın, çeşitli kumaş ve dokuların incelikli olarak bir araya getirilmesiyle oluşmuştur. Lang, tasarımları kusursuz, keskin, şatafatsız, anonim ve objektif tasarlamıştır” (Watson, 2007, s. 285).

İtalyan tasarımcı Giorgio Armani her zaman minimalizm için çalışmış, etnik kaynak ve erkek stilinden gelen basit, temel formlar ve çizgileri kullanmıştır. Minimalizm de kullanılan kumaşları yukarıdaki özelliklere analiz etmiş saf, elegant değer katmış, modern şehir yaşamı için işlevselliğe uygun olduğu görülmüştür. 1960’ların ortalarında Pradanın ve Guccinin lüx objeleri yenilik getirmiş, minimalist stilin karakterini ve gerekli basitliği karıştırmış ve bütünleştirmiştir.

Belirtildiği gibi “Issey Miyake Japonyanın Hiroşima kentinde 1938’de dünyaya gelmiştir. Issey Miyake, modadan önce formu, elbiselerden önce konsepti düşünmüştür. Miyakenin koleksiyonları manastır kıyafetlerini anımsatan, estetik ve bütünüyle anlaşılamayan kıyafetler olarak tanımlanmıştır”. Resim 44’te Miyake, 1990 yılında Ritim Piliseler koleksiyonundandır. İki ve üç boyutlu şekilleri geometrik ve farklı açılarda yerleştirilmiş piliseler tasarlamıştır. Tasarımcı giysiyi vücudun rahat hareket sağlaması üzerine tasarlamıştır.

minimal-fashion-3

Güney Çin’li Yi Fang Wan moda kariyerini Central Saint Martins’de tamamlayarak moda dünyasına kararlı bir giriş yapmıştır. Yalın ve elegan bir şıklık içerisinde kullandığı sert ve yüksek kalitedeki materyallerde kolaj yapan modacı, uzakdoğu esintileri taşıyan kimonodan esinlenmiş. Uzun, bol ve dökümlü kumaşların kullandığı parçalar şıklıkla bir araya getirmiştir. Minimalist detayların yer aldığı koleksiyonun parçalarının en göze çarpan detayı ise kullandığı materyaller olmuştur. Kolye ve kemer niteliği taşıyan tahta ve metal materyalleri oldukça büyük aksesuarlar kullanmayı tercih etmiş. Koleksiyonunda düz renklerin hâkim olduğu, günlük hayatta da rahatlıkla kullanmamızı sağlayan sade, şık ve elegant bir minimalizm şıklığı yaşatmıştır.

Zoran, net düzgün şekilli, dengeli ve saf tasarımların yaratıcısı, paletinde siyah, beyaz, fildişi, açık gri ve tek tük kırmızılar bulunan minimalist bir tasarımcıdır. Zonan sade tasarımları, kadife ve kaşmir gibi görkemli kumaşlardan yapılmış konforlu ve akıcı pantolonlar ve ipekli bluzlardan meydana gelen pratik, rahat ve uzun ömürlü kıyafetlerden oluşmuştur. Basit kalıplar kullanılmış ve düğme, fermuar gibi her türlü gereksiz aksesuarlardan mümkün olduğu ölçüde kaçınmıştır.

Zoran’ın tasarımları tamamen basit, siyah kareli şekiller, minimalizm ve saflığı ile ilişkilidir. Onun yaklaşımının unsurları tasarımları matematiksel ve basittir. O, görkemli kumaşlar, uzun ömürlü özellikle rahatlık için kaşmiri, pratik giysi tasarımı tercih etmiştir. Sade ve basit tasarımlar yapmıştır.

Makalemizin sonuna geldiğimizde ilginizi çekebilecek minimalizm ile ilgili diğer içeriğimizi ziyaret edebiirsiniz.

Minimalizm Akımını Başlatan 8 Sanatçı

 

Leave your vote

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Published by: admin in Moda, Tasarim

Leave a Reply

Hey there!

Forgot password?

Forgot your password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Close
of

Processing files…